Beirut dinleyiin lan


dinleyin, süper bi grup bence. zach condon da süper bi insan. kendisinden yann tiersen esintileri alabilirsiniz. şöyle bi siteleri var:
http://www.beirutband.com/

süper lan, dinleyin bence. kesin dinleyin ama. o kadar söylüyom yani.

Bu arada; yirim lan ben seni. ne tatlısın:) ehehe. neyse...

Posted by Sally Zucco | tam da şu saatte: 06:29 | 0 yorum

Ölmek istedim

Ölmek istedim
Bazı şeyleri içinden geldiği an
Yapmalı insan
Sonra çok geç oluyor çünkü
Korkaklaşıyor insan

Ölmek istedim
İlk kez de değildi bu
Ama ben hiç içimden gelenleri
Yapamadım ki
Fazla güçsüz ve korkak ve
Yalnızdım

Ölmek istedim
Hem de çok
Bu ezme ve ezilmeye dayalı
İlişki müsvetteleri
Bir son bulsun diye
Erisin diye
Göğsümdeki buzlar

Sen hiç öldün mü?
Ben her ölmek istediğimde
Biraz daha öldüm


Sen bana baktın
Genç bir kız gördün
Alaycı, gururlu, neşeli kendince
Ben aynaya baktım
Bir ceset gördüm
Soğuk, kasvetli, aslında orada olmayan

Posted by Sally Zucco | tam da şu saatte: 03:02 | 0 yorum

HSBC Fotoğraf Yarışması

Sevgili Gizemciğimin mesajıyla haberdar olduğum bi atraksiyon oldu Hsbc fotoğraf yarışması. Teması 'görmek değer vermektir.'miş. Jüri üyeleri arasında da Ara güler, Sabit Kalfagil vs vs varmış. en birinci gelecek olan yarışmacıya da tam 15 bin tl ödül varmış. bizi gayet heyecanlandırdı bu haber. ayrıntılar vs de şurada:
http://www.hsbc.com.tr/tr/HSBC_hakkinda/vizyon_ve_degerlerimiz/fotograf_yarismasi.asp?WT.mc=HBTR_fotograf_yarismasi-468_60

Posted by Sally Zucco | tam da şu saatte: 02:06 | 0 yorum

Aldırmayın

Rahatsız bir sıra.


Kürsüdeki hoca bir şeyler anlatıyor. Yorgunum. Uykum var. Bir gece önce yaşananların kafa karışıklığı biniyor hepsinin üstüne. Başımdaki ağrı dalga geçer gibi gidip gidip geliyor. Herkes zabıt katibi gibi hocanın ağzından çıkanları not alıyor. Ben onu çoktan sallamışım.


Başımı kaldırıp etrafıma bakıyorum ve gördüklerimden iğreniyorum.
Nerden geldiğini anlamadığım bir güç ve kendimi bile şaşırtan bir dürtüye uyup başımı sıraya gömüyorum. Sıraya çarpan alnımın sesi, kırılan burnumdan gelen çatırtıyı bastıramıyor. Burnumdan boşalan kan, Marx’ın tarihsel determinizmiyle ilgili bişeyler karalanmış parşömen kağıdında arabesk şekiller çiziyor ve ben onlara hayran kalıyorum.


Tişörtüm, ayakkabılarım her şey kan içinde.


Kanı durdurmaya çalışmadan etrafıma bakınıyorum tekrar. Olan bitenin farkında değil kimse. Hoca saçmalamaya, diğerleri katipliğe devam ediyor.

Cesaretimi toplayıp burnuma dokunuyorum. Her şey yerli yerinde.

Bir parça kan, sadece bir damla kan parmak uçlarımda geziniyor.


Neydi bu? Hayal mi? Sanrı mı? Kim bilir….

Posted by Sally Zucco | tam da şu saatte: 04:26 | 0 yorum